bu kadar üşümek ağır

yorgunluktan acizliğim.

birini çok sevince çözülemeyecek, inandırılamayacak hiçbir şey yok sanırdım. çocukmuşum. bilmek yetmiyormuş. ‘aşk; kendini bırakmak,bağlanmak,tutkuyla sevmek,sözler vermek, o olmak, bir olmak.. ’ derdim eskiden. şimdi bir de inandırmak eklenmeli o tırnağa. aptal olmamak. aşk zormuş. ben başka zorluklar bilirdim aşkta . ama zaten bu benim bildiğim aşklardan değil.. bir kardelen bulursun karların arasında. tam soğuk içine işlemiş,ellerin tutmazken. güzelliğiyle büyüler seni,masumiyetiyle.. ama kardelenler bilmezler,bilemezler ne kadar farklı olduklarını. çünkü onlar o tepede,kendilerinden başka bir güzelliğin tutunamayacağı o tepede hiç kötülük görmemişlerdir. kötülüğü biz donanlar biliriz. onlar üşümezler. onlar bembeyazdırlar. ama biz sırtımız da hatalarımızdan bir kambur taşırız. dik durmaya çalıştıkça batan. biz sahipsiz ve umulmadık anlarda rastladık onlara. onlarsa bizi beklemiş gibilerdi hep. biz ısınmak dinlenmek isteriz ve hep orada kalmak,sorgusuz sualsiz. o öyle bir huzurdur ki gözlerin kamaşır,tutulursun. bir daha çözülmemek üzere. karanlığından sıyırıp ,seni aydınlığıyla sarıp sarmalar. bunlar onlara sıradandır,bize ise mucize. inanmazlar mı, söylenecek kelimelerin sadece bir gölgeden ibaret kaldığını. kelimelerimiz,yakarışlarımız,titreyişlerimiz ve çaresizliğimiz sadece gözlerimizde,kalbimizde. ‘onlar gölgeleri mi öpmek isterler.’ gölgeler bataklık. 

bizler yolun sonunda geldik size. gitmek uçurumların kenarında yürümek olur sadece. ne aradığımızı bilmeden hep aramışız sizi. ve kalan son can havlimizle tutulmuşuz. ‘biz bilmezdik, kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu, bu derde düşmeden önce.’ hep kendimi bulurdum bu dizelerde,meğer bundanmış kardelen.

çok şey bilmiyorum,biliyorum. anlatmak zor,konuşmakta.tek bildiğim bir şeyler eksik olsaydı, gözyaşları içe akmazdı.kaybolmaksa istediğin kelimelerde,benim gözlerim yerde. keşke,keşke bir anlığına da olsa görebilsen şu an benim gördüklerimi bende. inan bana şüphe deyince ilk senin gözlerin düşerdi yere. kaybolmak istiyorsan illa bir yerlerde; ben senin yolunda senden öndeyim yetişmen için bana, kaybolman lazım bu yolda.

                                                                     -okuduğunu bildiğim kişiye-

kafayı yesem iyice deli damgası yesem kurtulurum bence

10 sezonluk friends ten şükran günü, christmas ve ross’un boşanmalarını çıkarsak yeminle 1 sezon kalır .

kruvasan bir yemek değildir. o bize tanrının bir armağanı.

ne güzel bir zamanlar sevgilimle birbirimize sürprizler falan yapardık. ama iyi tarafı bugün beni bi sürpriz bekliyo mu diye düşünmeme gerek yok.

kafam rahat.

yaprak gibi titriyorum yanında, aşk bu şüphesiz.

galiba artık ben de kafasına bişey takılıp uyuyamayanlar kervanına girdim.

bir insanın can sıkıntısı sizi her şeyden çok üzüyorsa aşıksınızdır muhtemeln

kararsızlığın kitabını yazdık be.

allah herkese üşenmeyen sevgili nasip etsin sarıp sarmalayalım :D